28.02.2012

Yeğen

Kıymetli bir blog arkadaşımın yazısından beğendiğim sözlerini birkaçını burada paylaşıyorum tamamını okumak isteyenler buyursun Tıklasın

Ayaklarınızın altında cennet olduğu söylenmişse size, heyecandan, panikten ve "nasıl etsem de hata yapmasam"ların kaygı deltalarınıza taşıdığı bereketli alüvyonlardan ötürü asla ustalaşamazmışsınız gibi geliyor bana. Ol sebepten "annelik", kıyamete değin profesyonel bir ruhla amatörce yapılmaya mecbur -ve mahkûm!- mesleklerden.
....

Anne oldum. Aslında adaletli olmak gerekirse ben, sadece "yavruladım" diyebilirim bu aşamada. "Anne Olma"nın çok daha uzun ve meşakkatli bir yolculuk olduğuna ve her yavrulayanın (!) anne olamayacağına inananlardanım.

27.02.2012

Çocuk Deyip Geçmeyin

video

http://tvnet.tv.tr/ adresinde
Progarmlardan İlmihali seçin 
25.11.2011 tarihli video da tamamını seyredebilirsiniz.
Konu : Kuranda Tarihsellik

24.02.2012

Dünyanın Ağaçta Yetişen En Büyük Meyvesi

 Jackfruit
 

Sıcak ve yılın her döneminde yağışlı bölgelerde iyi gelişen ağacın yemişleri bir basketbol topu büyüklüğü ile dünyanın en büyük meyvesi. Bir gıda maddesi olan meyve aynı zamanda şifa kaynağı...


 









Meyve ağırlığı anavatanı olan Hindistan'da 45 kg'a ulaşırken, diğer bir yetişme alanı olan Florida'da (ABD) ise 15 kg kadardır. Aşırı iri meyveler iyi bir gıda stoğu olarak görülmektedir. Meyvenin büyüklüğü 90 cm'ye kadar ulaşabilmektedir. Kerestesi müzik aletleri, mobilya, gemi direği yapımı gibi çok değişik amaçlarla kullanılmaktadır.






Meyvenin şekli ve büyüklüğü çok değişkendir. Meyve küresel, oval veya oblong (uzun silindir) şeklinde olabilir. Meyvenin en dışında yeşil renkte, dikenimsi ve etli bir kabuk bulunur. Yeşil kabuğunun altında kahverengi, pürüzsüz sert bir kabuk mevcuttur.













Meyvenin yenilen kısmı tohumlarıdır. Bu tohumlar sert kabuk içerisinde genellikle küçük meyvelerde üçü meyvenin sağ tarafında üçü de meyvenin sol tarafında olmak üzere her biri iri bir patates büyüklüğündedir. Büyük meyvelerde tohum miktarı daha da fazla olabilmektedir.











Tohumlar patates gibi pişirilerek yenmektedir. Muz ile ananas arası bir tadı vardır. Odun ateşinde tohumların kızartması çok tercih edilmektedir. Hindistan da patates, vb. gibi sebzelerle acılı yemeği (curry) yapılmaktadır. Meyve salatalarında kullanılmakta, dondurma ve krema ile birlikte de servis edilmektedir. Alıntı

23.02.2012

Kadın Erkek Eşittir !!

Toplumumuzda pozitif ayrımcılık ve kadın hakları adı altında bu zamana dek;

Kadın erkek eşittir, erkeklerin yaptıklarını kadınlar da yapabilir, erkeğin olduğu her sahada kadın da olmalıdır şeklinde şovlarla sürekli kadınlara gaz verildiğini belirten Gökşan, "Bu duruma muhatap hanımefendiler tabi ki kanatla değil de gazla uçunca sonuçta yere çakıldılar...." dedi.

Bu şovların sonucu olarak kadınların önce "eşitiz" dediklerini daha sonra da hızlarını alamayıp öne geçtiklerini belirten Gökşan, tepkisini şu şekilde dile getirdi: "Eskiden her başarılı erkeğin arkasında bir hanımefendi var iken şimdi her başarısız ve işsiz erkeğin önünde bir kadın var!"

M. Şevket Gökşan

Tamamı

21.02.2012

Sadaka Vermenin Önemi 2

Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.Tirmizi

Vallahi, sadaka vermekle mal eksilmez. O halde sadaka verin! İ. Ahmed

Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin. İbni Ebiddünya

Sadaka 70 çeşit belayı önler. Bunların en hafifi cüzzam ve barastır.Ha tib

Sadaka şeytanın belini kırar. Deylemi

Gizli verilen sadaka, Allah'ın gazabını söndürür. Beyheki

Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamette Allahü teâlâ, "Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, ben de seni hakir etmem ve vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi, Cennete istediğin kapıdan gir" buyurur. Deylemi

Az da olsa sadaka verin. Parayı saklayıp vermeyene, Allah da ihsanını keser. Müslim

Rızkının bol olmasını isteyen sadaka versin. Deylemi



14.02.2012

Sadaka Vermenin Önemi 1

Sadakanın faydaları hakkında, hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder. Beyheki
İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin. İbni Sünni

İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur. Taberani
Sadaka kibri yok eder. Tirmizi

Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin. Deylemi

Sadaka vererek rızkınızı bollaştırın. Beyheki

Sadaka malı çoğaltır. İbni Adiy

Sadaka vermede acele edin; çünkü bela, sadakayı geçemez. Taberani, Beyheki

Sadaka verin. Çünkü sadaka Cehennemden kurtuluşunuza sebep olur.Taberani


Kaynak

Portakal Kabuğunun Faydaları

Portakal Kabuğunun Faydaları Nelerdir

Aslında pek bilinmeyen ve genelde meyve olarak tükettiğimiz portakal kabuğunun ne denli faydalı bir bitkisel şifa maddesi olduğunu ortaya koyan bu yazıyı okuduktan sonra artık siz de portakal kabuğunu çöpe atmak yerine portakal kabuğunun faydalarından faydalanmanın yollarını deneyeceğinizden eminim.


Portakal kabuğu yüzde 5 oranında minarel tuzlar, organik asitler, yüzde 5-8 oranında flavonoidler ve yüzde 1-2 esansiyel yağlar içerir.
Portakalın kabuğunda bulunan citrus aurantium un kanser ve damar tıkanıklıkları gibi birçok hastalıkta kullanımıyla ilgili birçok farklı bilimsel yayın mevcuttur.

Portakal kabuğunun faydaları selülit tedavisi için de geçerlidir. Selülitlere karşı portakalın kabuğu yardımcı olabilir. Ultraviyole ışınlarına karşı etkisi olduğundan dolayı kozmetik sanayiinde de kullanılır. Vücuttaki sarkma ve kırışma sorunlarına karşı da portakal kabuğu kullanılmakta ve Portakal kabuğunun faydaları ile yararlarından faydalanılmaktadır.

Devamı

13.02.2012

Vermekten Korkmamalı

22 ekim Cimrilik ise, iman zayıflığından ve ilimsizlikten kaynaklanır. Hayra verdiği paranın boşa gittiğini zanneder. Hâlbuki ona kat kat mükâfat verildiğini düşünemez. Şeytan, insana musallat olur, hayra mani olmak için vesvese verir.
Peygamber efendimiz, (Yemin ediyorum, sadaka vermekle mal eksilmez, öyle ise sadaka verin!) buyuruyor. İ. Ahmed

Sadaka verenin malının bereketi artar. Az malı çok iş görür. Hadis-i şerifte,
Gizli açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin buyuruluyor. İbni Mace

Biz verdikçe Allah da bize kat kat fazlasıyla verir. Biz kısarsak, Allah da bize vermeyi kısar.
Hazreti Ebu Bekirîn kızı Esma radıyallahü anha’nın, Ya Resulallah, eşim Zübeyr'in verdiği mehirden başka malım yoktur. Sadaka vereyim mi? sualine Resulullah Efendimiz şöyle cevap verdi:
Gücün nispetinde sadaka ver, kesenin ağzını sıkma! Allah da, senin rızkını sıkar. Buharî

10.02.2012

Sadaka Vermek

Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.
İbni Mübarek

Güne başlarken sadaka vermek, felaketleri önler. Deylemi
Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir. Beyheki
Sevabı Müslüman ana babasına niyet edilerek verilen sadakanın sevabı, onlara da gider, kendi sevabından da bir şey eksilmez. 
Taberani

9.02.2012

Kadının, Kocasına Secde Etmesi

Heart
"Eğer bir insanın başkasına secde etmesini emretseydim, kadının, kocasına secde etmesini emrederdim" anlamındaki hadis hakkında hayli soru geliyor. Kur'an'a aykırı olduğu ya da kadını tahkir ettiği gerekçesiyle uydurma olduğunu söyleyenlerden alıntılar eşliğinde bu hadisin durumunun ne olduğu soruluyor.
Öncelikle belirtelim ki, bir rivayetin sahih olup olmadığını, bizatihi o rivayetten hareketle ortaya koymak gerekir. Meseleyi kendi önyargılarımızın, peşin kabullerimizin ya da yaygın anlayışın/hakim söylemin boyunduruğu altına sokmaya çalışmak, kendi heva ve heveslerimizi hadisin, dolayısıyla Efendimiz (s.a.v)'in rehberliğinin önüne geçirmek anlamına gelecektir. Kur'an'a aykırılık vb. söylemlerin de bu bağlamda bizim heva ve hevesimizi tahkim etmekten başka bir fonksiyonu olmayacaktır.
Kur'an'a neyin uygun ve neyin aykırı olduğunu sağlıklı bir şekilde tesbit edebilmek için öncelikle sağlıklı bir Kur'an anlayışının ortaya konulmuş olması gerekir. Ben Kur'an'ı "bana göre"li bir şekilde tarif edersem, herhangi bir meseleyi "Kur'an'a götürün" derken "benim Kur'an anlayışıma getirin" demiş olurum. Ulemamızın yüzlerce yıldır Kur'an'a aykırı görmediği bir kısım hadislerin ahir zamanda Kur'an'a aykırı olduğu gerekçesiyle reddedilmesi tam da bu "el çabukluğu"nun göstergesidir!...
Maksada gelecek olursak, evet, Efendimiz (s.a.v)'den çeşitli bağlamlarda nakledilmiş birçok rivayetin ortak noktasını teşkil eden bu cümleye "uydurma" demek mümkün değildir. Tesbit edebildiğim kadarıyla konu hakkında 10 ayrı sahabînin naklettiği 10'dan fazla rivayet mevcuttur. Kısaca zikredecek olursak:

Ebû Hureyre (r.a)'den: "Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Şayet bir kimsenin başka bir kimseye secde etmesini emretseydim, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim."[2]
Aynı sahabîden, bağlamın da zikredildiği daha uzun bir rivayet şöyle gelmiştir: "Resulullah (s.a.v), Ensar'dan birinin bostanına/bahçesine girdi. Resulullah (s.a.v) kendilerine yaklaşınca orada bulunan ve tepinen iki azgın deve, O'nun önünde çöküp boyunlarını yere koydular. Orada bulunanlar "Size secde ediyorlar (ey Allah'ın Resulü)" dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kimsenin kimseye secde etmesi uygun değildir. Eğer bir kimsenin başkasına secde etmesi uygun bir davranış olsaydı, Allah'ın kocaya verdiği hakkın büyüklüğü sebebiyle kadına, kocasına secde etmesini emrederdim."[3]


Söz konusu hadis hakkında ulaşabildiğim bilgiler böyle. Bu hadisin rivayet tariklerinden bir kısmı sahih, bir kısmı hasen, bir kısmı ise zayıftır. Dolayısıyla sened itibariyle bu hadisin uydurma olduğunu söylemek mümkün değil.
Metne gelince, burada Efendimiz (s.a.v)'in, kocanın eşi üzerindeki hakkı konusunda mübalağalı bir ifade kullanarak konunun hassasiyetine dikkat çektiğini söylememiz gerekiyor. Efendimiz (s.a.v)'in bu tarz başka sözleri de mevcuttur. "Kur'an'ı teganni ile okumayan bizden değildir"[7] veya "Bize silah çeken bizden değildir"[8] hadisleri örnek olarak gösterilebilir. Burada söz konusu fiiller kişiyi dinden çıkarmadığı halde böyle buyurulmuş olması meselenin hassasiyetini ortaya koymak içindir. Dolayısıyla bu gibi rivayetlerde Kur'an'a aykırılık bulmayanların, sadedinde bulunduğumuz rivayet hakkında da aynı tavrı göstermesi beklenir.
Bitirmeden bu hadisin, kocalara, eşlerine zulmetme hakkı vermediğinin, buradan böyle bir neticeye gitmenin "istismar"dan başka bir anlamı olmayacağının altını kalın çizgilerle çizmiş olalım. Merak etmemek elde değil, istismara meydan vermeme gerekçesiyle hadisi feda edenler, ilgili ayet 4/en-Nisâ, 34. konusunda da aynı şekilde mi davranacaklar acaba?!.. 


5.02.2012

İyi kadınlar

Kocası razı oluncaya kadar, kadının namazları ve hiçbir iyiliği kabul olmaz.
Taberani

Namazları kabul olmaz demek, namaz borcundan kurtulur, fakat namaz kılmakla meydana gelecek büyük sevaba kavuşamaz demektir. Namazı boşa gider demek değildir. Bir kadından kocası razı olmazsa, kadın, günahının cezasını çektikten sonra, Cennete girer. Cennete sadece kâfirler girmez.

Müslüman’ın günahı çok olsa da, sonunda mutlaka Cennete girer. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

İyi kadınlar, Allah’a itaat eder ve kocalarının haklarını gözetir. Kocaları yokken, onların namuslarını ve mallarını, Allah’ın yardımı ile korurlar.
Nisa 34




Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranandır.
Tirmizi

Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olandır. Sizin aranızda hanımına karşı en iyi, en hayırlı, en faydalı olan benim.
Nesai

Ben


Kendi kendimin, kendi mahrem "ben"imin üstüne bir çeki taşı koymuş, taşa da çıkmış hora tepmekteyim:
- Sus! Sesini duymak istemiyorum!

O ve Ben  67

2.02.2012

Kadınlarımızın ezilme korkuları

"Kadınlarımız aslında ezilme korkuları ile erkeklerle mücadele edince mutlu olacaklarını zannettiler fakat unutulmamalıdır ki bir hanımefendi mücadele edince değil, aklını kullanınca başarılı ve mutlu olabilir" öğüdü veren Gökşan sözlerini söyle sürdürdü: ,
"Kadınlarımız kadın hakları ve benzer sloganlarla didişmeye ve kavgaya girince, erkekleşerek kadınlığını, mutluluğunu, haysiyetini, onurunu, masumiyetini kaybetti ve cinselliğini erkeklere peşkeş çekti.
Erkek düşmanlığı, kibir, gurur, enaniyet, ev hanımlığı düşmanlığına girdiler. Eskiden kadınlarımız ev işleri yapıyor erkeklerimiz de çalışıp seve seve evine, eşine, çocuklarına bakıyordu. Şimdi kadınlarımız ev işi yaparken canı çıkıyor ve neden kendi işini kendi yapmıyor minnetini güdüyor... "

M. Şevket Gökşan

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Blog Widget by LinkWithin