14 02 2012

Sadaka Vermenin Önemi 1

Sadakanın faydaları hakkında, hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder. Beyheki
İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin. İbni Sünni

İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur. Taberani
Sadaka kibri yok eder. Tirmizi

Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin. Deylemi

Portakal Kabuğunun Faydaları

Portakal Kabuğunun Faydaları Nelerdir

Aslında pek bilinmeyen ve genelde meyve olarak tükettiğimiz portakal kabuğunun ne denli faydalı bir bitkisel şifa maddesi olduğunu ortaya koyan bu yazıyı okuduktan sonra artık siz de portakal kabuğunu çöpe atmak yerine portakal kabuğunun faydalarından faydalanmanın yollarını deneyeceğinizden eminim.


Portakal kabuğu yüzde 5 oranında minarel tuzlar, organik asitler, yüzde 5-8 oranında flavonoidler ve yüzde 1-2 esansiyel yağlar içerir.
Portakalın kabuğunda bulunan citrus aurantium un kanser ve damar tıkanıklıkları gibi birçok hastalıkta kullanımıyla ilgili birçok farklı bilimsel yayın mevcuttur.

Portakal kabuğunun faydaları selülit tedavisi için de geçerlidir. Selülitlere karşı portakalın kabuğu yardımcı olabilir. Ultraviyole ışınlarına karşı etkisi olduğundan dolayı kozmetik sanayiinde de kullanılır. Vücuttaki sarkma ve kırışma sorunlarına karşı da portakal kabuğu kullanılmakta ve Portakal kabuğunun faydaları ile yararlarından faydalanılmaktadır.

Devamı

13 02 2012

Vermekten Korkmamalı

22 ekim Cimrilik ise, iman zayıflığından ve ilimsizlikten kaynaklanır. Hayra verdiği paranın boşa gittiğini zanneder. Hâlbuki ona kat kat mükâfat verildiğini düşünemez. Şeytan, insana musallat olur, hayra mani olmak için vesvese verir.
Peygamber efendimiz, (Yemin ediyorum, sadaka vermekle mal eksilmez, öyle ise sadaka verin!) buyuruyor. İ. Ahmed

Sadaka verenin malının bereketi artar. Az malı çok iş görür. Hadis-i şerifte,
Gizli açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin buyuruluyor. İbni Mace

Biz verdikçe Allah da bize kat kat fazlasıyla verir. Biz kısarsak, Allah da bize vermeyi kısar.
Hazreti Ebu Bekirîn kızı Esma radıyallahü anha’nın, Ya Resulallah, eşim Zübeyr'in verdiği mehirden başka malım yoktur. Sadaka vereyim mi? sualine Resulullah Efendimiz şöyle cevap verdi:
Gücün nispetinde sadaka ver, kesenin ağzını sıkma! Allah da, senin rızkını sıkar. Buharî

10 02 2012

Sadaka Vermek

Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.
İbni Mübarek

Güne başlarken sadaka vermek, felaketleri önler. Deylemi
Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir. Beyheki
Sevabı Müslüman ana babasına niyet edilerek verilen sadakanın sevabı, onlara da gider, kendi sevabından da bir şey eksilmez. 
Taberani

09 02 2012

Kadının, Kocasına Secde Etmesi

Heart
"Eğer bir insanın başkasına secde etmesini emretseydim, kadının, kocasına secde etmesini emrederdim" anlamındaki hadis hakkında hayli soru geliyor. Kur'an'a aykırı olduğu ya da kadını tahkir ettiği gerekçesiyle uydurma olduğunu söyleyenlerden alıntılar eşliğinde bu hadisin durumunun ne olduğu soruluyor.
Öncelikle belirtelim ki, bir rivayetin sahih olup olmadığını, bizatihi o rivayetten hareketle ortaya koymak gerekir. Meseleyi kendi önyargılarımızın, peşin kabullerimizin ya da yaygın anlayışın/hakim söylemin boyunduruğu altına sokmaya çalışmak, kendi heva ve heveslerimizi hadisin, dolayısıyla Efendimiz (s.a.v)'in rehberliğinin önüne geçirmek anlamına gelecektir. Kur'an'a aykırılık vb. söylemlerin de bu bağlamda bizim heva ve hevesimizi tahkim etmekten başka bir fonksiyonu olmayacaktır.
Kur'an'a neyin uygun ve neyin aykırı olduğunu sağlıklı bir şekilde tesbit edebilmek için öncelikle sağlıklı bir Kur'an anlayışının ortaya konulmuş olması gerekir. Ben Kur'an'ı "bana göre"li bir şekilde tarif edersem, herhangi bir meseleyi "Kur'an'a götürün" derken "benim Kur'an anlayışıma getirin" demiş olurum. Ulemamızın yüzlerce yıldır Kur'an'a aykırı görmediği bir kısım hadislerin ahir zamanda Kur'an'a aykırı olduğu gerekçesiyle reddedilmesi tam da bu "el çabukluğu"nun göstergesidir!...
Maksada gelecek olursak, evet, Efendimiz (s.a.v)'den çeşitli bağlamlarda nakledilmiş birçok rivayetin ortak noktasını teşkil eden bu cümleye "uydurma" demek mümkün değildir. Tesbit edebildiğim kadarıyla konu hakkında 10 ayrı sahabînin naklettiği 10'dan fazla rivayet mevcuttur. Kısaca zikredecek olursak:

Ebû Hureyre (r.a)'den: "Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Şayet bir kimsenin başka bir kimseye secde etmesini emretseydim, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim."[2]
Aynı sahabîden, bağlamın da zikredildiği daha uzun bir rivayet şöyle gelmiştir: "Resulullah (s.a.v), Ensar'dan birinin bostanına/bahçesine girdi. Resulullah (s.a.v) kendilerine yaklaşınca orada bulunan ve tepinen iki azgın deve, O'nun önünde çöküp boyunlarını yere koydular. Orada bulunanlar "Size secde ediyorlar (ey Allah'ın Resulü)" dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kimsenin kimseye secde etmesi uygun değildir. Eğer bir kimsenin başkasına secde etmesi uygun bir davranış olsaydı, Allah'ın kocaya verdiği hakkın büyüklüğü sebebiyle kadına, kocasına secde etmesini emrederdim."[3]


Söz konusu hadis hakkında ulaşabildiğim bilgiler böyle. Bu hadisin rivayet tariklerinden bir kısmı sahih, bir kısmı hasen, bir kısmı ise zayıftır. Dolayısıyla sened itibariyle bu hadisin uydurma olduğunu söylemek mümkün değil.
Metne gelince, burada Efendimiz (s.a.v)'in, kocanın eşi üzerindeki hakkı konusunda mübalağalı bir ifade kullanarak konunun hassasiyetine dikkat çektiğini söylememiz gerekiyor. Efendimiz (s.a.v)'in bu tarz başka sözleri de mevcuttur. "Kur'an'ı teganni ile okumayan bizden değildir"[7] veya "Bize silah çeken bizden değildir"[8] hadisleri örnek olarak gösterilebilir. Burada söz konusu fiiller kişiyi dinden çıkarmadığı halde böyle buyurulmuş olması meselenin hassasiyetini ortaya koymak içindir. Dolayısıyla bu gibi rivayetlerde Kur'an'a aykırılık bulmayanların, sadedinde bulunduğumuz rivayet hakkında da aynı tavrı göstermesi beklenir.
Bitirmeden bu hadisin, kocalara, eşlerine zulmetme hakkı vermediğinin, buradan böyle bir neticeye gitmenin "istismar"dan başka bir anlamı olmayacağının altını kalın çizgilerle çizmiş olalım. Merak etmemek elde değil, istismara meydan vermeme gerekçesiyle hadisi feda edenler, ilgili ayet 4/en-Nisâ, 34. konusunda da aynı şekilde mi davranacaklar acaba?!.. 


05 02 2012

İyi kadınlar

Kocası razı oluncaya kadar, kadının namazları ve hiçbir iyiliği kabul olmaz.
Taberani

Namazları kabul olmaz demek, namaz borcundan kurtulur, fakat namaz kılmakla meydana gelecek büyük sevaba kavuşamaz demektir. Namazı boşa gider demek değildir. Bir kadından kocası razı olmazsa, kadın, günahının cezasını çektikten sonra, Cennete girer. Cennete sadece kâfirler girmez.

Müslüman’ın günahı çok olsa da, sonunda mutlaka Cennete girer. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

İyi kadınlar, Allah’a itaat eder ve kocalarının haklarını gözetir. Kocaları yokken, onların namuslarını ve mallarını, Allah’ın yardımı ile korurlar.
Nisa 34




Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranandır.
Tirmizi

Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olandır. Sizin aranızda hanımına karşı en iyi, en hayırlı, en faydalı olan benim.
Nesai

Ben


Kendi kendimin, kendi mahrem "ben"imin üstüne bir çeki taşı koymuş, taşa da çıkmış hora tepmekteyim:
- Sus! Sesini duymak istemiyorum!

O ve Ben  67

02 02 2012

Kadınlarımızın ezilme korkuları

heart's bled dry
"Kadınlarımız aslında ezilme korkuları ile erkeklerle mücadele edince mutlu olacaklarını zannettiler fakat unutulmamalıdır ki bir hanımefendi mücadele edince değil, aklını kullanınca başarılı ve mutlu olabilir" öğüdü veren Gökşan sözlerini söyle sürdürdü: ,
"Kadınlarımız kadın hakları ve benzer sloganlarla didişmeye ve kavgaya girince, erkekleşerek kadınlığını, mutluluğunu, haysiyetini, onurunu, masumiyetini kaybetti ve cinselliğini erkeklere peşkeş çekti.
Erkek düşmanlığı, kibir, gurur, enaniyet, ev hanımlığı düşmanlığına girdiler. Eskiden kadınlarımız ev işleri yapıyor erkeklerimiz de çalışıp seve seve evine, eşine, çocuklarına bakıyordu. Şimdi kadınlarımız ev işi yaparken canı çıkıyor ve neden kendi işini kendi yapmıyor minnetini güdüyor... "

M. Şevket Gökşan

31 01 2012

Kozunu Paylaşmak

Kozunu Paylaşmak

Koz, ceviz manasına gelir. Eskiden Kastamonu'nun iki köyü arasında ortak olarak kullanılan bir cevizlik vardı. Ceviz toplama mevsimi gelince bir gün belirlenir ve iki köy halkı cevizlikte buluşur cevizleri paylaşırlardı. Ancak her seferinde haksızlık olduğu ileri sürülerek kavga çıkardı. Hatta olay öyle bir seviyeye geldi ki, köylerde kavgaya müsait eli sopa tutan delikanlılar koz paylaşma gününden önce günlerce hazırlık yaparlardı.
Bir ana oğlunun büyüdüğünü anlatmak için,"Benim Oğlan Kozunu Paylaşacak Çağa Geldi" derdi...


Alıntı

30 01 2012

Kim Bizi Aldatırsa, Bizden Değildir

Wheat FieldResûlullah sallallahu aleyhi ve sellem pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırdı, parmakları ıslandı. Bunun üzerine satıcıya:

- "Ey zâhîreci! Bu ıslaklık nedir?" buyurdu. Adam:

- Ey ALLAH´ın Resûlü! Yağmur ıslattı, dedi. Resûl-i Ekrem:

- "İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya! Kim bizi aldatırsa, bizden değildir" buyurdu.
Müslim, Îmân 164


 

Açıklamalar

Her ne suretle olursa olsun hile yapmak ve insanları aldatmak kesinlikle yasaklanmıştır. Hadisimiz durumu hem prensip olarak ortaya koymakta hem de çokça rastlanan bir misal vermektedir.

Ayıbı gizleyip göstermemek ve söylememek demek olan hilekârlığın bir şekli hadisin ikinci rivayetinde dikkatlerimize sunulmuştur.Toptan veya halkımızın ifadesiyle kabala yani göz kararı satılan, tartılmayan mallarda daha çok tesâdüf edilen bir hile ile bizzat Hz. Peygamber karşılaşmış bulunmaktadır. Çuval veya ölçek işi buğday satan bir zahîreciye satın almak veya teftiş için uğramış olan Resûl-i Ekrem Efendimiz, mübârek elini şöyle bir buğdayın içine daldırıveriyor. Bir de ne görsün, buğdayın iç kısmı ıslak. Bunun üzerine, satıcıyı sorguluyor ve aldığı "yağmur ıslatmıştı" cevabı karşısında da "İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya!" diye yapılması gerekeni hatırlatıyor. Daha sonra işin kâidesini, "Kim bizi aldatırsa, bizden değildir" buyurmak suretiyle ortaya koyuyor.

Peygamber Efendimiz´in bu sahteci buğday tüccârını cezalandırdığına dair herhangi bir bilgi bize ulaşmış değildir. Efendimiz´in böyle davranması, muhtemelen ilk kez böyle bir durumla karşılaşmış olduğu için o kişiyi uyarmayı ve konuya ait genel kâideyi hatırlatmayı yeterli görmesindendir.

Malın kötüsünü altına veya tezgahın arka kısmına koymak, süte su katmak, yüksek kaliteli mala düşük kalitelisini karıştırmak, para veya kıymetli kağıtların sahtesini yapmak ve müşteriyi aldatacak her türlü sahtecilik, "Bizi aldatan bizden değildir" hadîs-i şerîfinin tehdidine muhataptır. Şimdilerde milletler arası sahtekârlıklar, büyük ihâle yolsuzlukları göz önüne getirilirse, Efendimiz´in konuya gösterdiği hassâsiyet ve getirdiği ağır tehdidin ne kadar yerinde ve haklı olduğu kolaylıkla anlaşılır.

 


27 01 2012

Hanımla iyi geçinmenin yolu nedir?


Bleeding Heart Hanımının güzel huylu olmasını isteyen, önce kendisi güzel huylu olmalıdır! Kur'an-ı kerimde, insana gelen musibetlerin, günahları sebebiyle geldiği bildirilmektedir. O halde, dinimizin emir ve yasaklarına riayet eden, hanımı ile iyi geçinir.

Aliyy-ül Havas hazretlerine hanımı küsmüştü. Hanımı, kocasına muhalefet etmek için ayrı testi, ayrı bardak kullanıyordu. Aliyy-ül Havas hazretleri, bir gün yanlışlıkla hanımının testisinden su içince, hanımı hemen testiyi kırmıştı. Hazret, "Testiyi niçin kırdın?" bile dememiş, hiçbir şey olmamış gibi davranmıştı.

Osman el-Hattab hazretlerinin komşusu, Nureddin Şuni efendi anlatır: Bir gece dışarı çıktım eski bir hasıra sarılı birinin dışarıda yattığını görüp (Sen kimsin, burada niçin yatıyorsun?) dedim. 

(Komşu ben Osman el-Hattabım. Oğlumun annesi, beni evden kovduğu için sokağa çıktım, onun kızgınlığı gidinceye kadar burada yatmaya karar verdim) dedi.


Bir mümin, hanımına kızmasın! Kötü huyu varsa, iyi huyu da olur.

Müslim

Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın!

İbni Lal

Tamamı

25 01 2012

Facebook Hesapları Çöpe!

Cahide hanımın bloğunda gördüğüm yazıyı sizlere de duyurmak istedim ...
 
Zalimin tuzakları pek zevk verir insana, aslında sizi  nasıl acıttığını anladığınızda, çoğu kez geç kalmış olursunuz.
....
Her Facebook hesabıyla, her tıklamayla, nice din düşmanlarının ekmeğine yağ sürüyoruz. Ben bir hata yaptım. Facebooktan bir hesap açmak yanlış ve müslümana yakışmayan bir işti. Şu an kaç kişinin beni beğendiği ve oradan takip ettiğinin benim için bir önemi yok.

Hayatımda şuna inandım: “Bir işten Allah rızası için vazgeçersen, Allah sana daha iyisini verir.” İnanın her zaman bu böyle de oldu.
Orada çok kötü şeyler oluyor. Öyle bir pisliğin içinde biz Müslümanlar olmamalıyız. Gençler, çocuklar bu sistemin içinde harap oluyor.


Kapitalist sistemi ayakta tutanların başında Müslümanlar geliyor. Bizler onlara destek vermezsek, inanın onlar bu kadar güç bulamayacak, beslenemiyecekler.

Değerli Olduğunu Bilmek

‘’İnsanlar genelde kadınların sevildiklerini bildikçe mutlu olduklarını zannederler ama aslında kadın değerli olduğunu bilince mutlu olur ve sevildiğine inanır ayrıca hanımefendilerin erkeklere karşı takındıkları mücadeleci tavır ve birilerinin gazına gelmelerindeki en etkin sebep kadınların değer verilmediklerine olan inancıdır.

Dolayısı ile sorumlu yine erkeğin kendisidir. Burada erkekler dışarıda yaptıkları işleri büyük görüp hanımefendilerin evdeki işlerini küçük gördüler. Böyle olunca da kadınlar erkeklerin gözünde değerli olabilmek adına sokağa taştılar. Bu yanlış gidiş de doğal olarak çatışma kültürünü doğurdu"

M.Şevket Gökşan

Sadaka

черешня  / ciliegia
Allah rızası için yapılan, maddi ve manevi her iyiliğe, sadaka denir. Şeytan verdirmek istemese de sadaka vermelidir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

Şeytan, fakirleşirsiniz diye korkutup, size cimriliği, çirkin şeyleri emreder, sadaka verdirmek istemez. Allah ise kendi lütfundan size mağfiret ve bol nimet vadediyor. Allah'ın ihsanı geniştir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Bekara 268

Bir ağaçtan yenilen veya çalınan şeyler, o ağacı diken için sadaka olur.  
Müslim

Alıntı

23 01 2012

Ne ekersen onu biçersin



Ne ektin ki ne biçesin?
Ne ekersen onu biçersin!
Eteğindeki tohuma iyice bakman lazım.
Sonra sızlanmaya hakkımız olmaz.
" Kime çekti bu çocuk? Allah bana neden böylesi bir hayırsız evlat verdi? " diye hayıflanıyorsanız,
Eteğinize doldurduğunuz ve tarlaya ektiğiniz tohumun cinsine bir bakınız.
Önce kendi davranışlarımızı masaya yatıralım.
Gece yatarken başımızı iki elimizin arasına alıp düşünelim.
"Bu gün çocuğuma iyi/kötü örnek olabilecek ne gibi davranışlarda bulundum, ne gibi sözler söyledim?" diye.
Bu gün çocuğum benden hangi iyi örnekleri gördü.
Ya da ona hangi kötü örnekleri gösterdim.
Hani ne demiş büyüklerimiz,
"Kurt ulusundan gördüğünü işler" miş!
Mahmut Açıl

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Blog Widget by LinkWithin