İyiliğin Meyvesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İyiliğin Meyvesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.05.2016

KIRK ALTIN ÖĞÜT


Kitabın adı  “Life’s Little Instruction Book”.Amerika’da  bir dönemin en  çok konuşulan  ve okunan  eserlerinin  başında yer alıyordu.Yazarı  H.Jackson Brown, bu eserde , üniversiteye  başlayacak oğluna  verdiği öğütleri kaleme almış.
Bu öğüt demeti tatlı bir dille alınmış.
  1.Ucuz  araba kullan ama alabileceğin  en güzel evi al.
2.Adam gibi üç fıkra öğren
3.Sevinçlerini sakın erteleme
4.Hayatı ve hayat arkadaşını sev.
5.Her gün 30 dakika  yürüyüş yap.
6.Her yemekten önce şükret.
7.Bir arkadaşına sırrını açmadan önce  iki kere düşün
8.Kim olduğunu, nereden geldiğini unutma..
9.Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork.
10. Çocukların adalet kelimesini duyduklarında  seni hatırlayacak gibi yaşa
11. Kibirli olma, yalancı olma, sevgisiz ve saygısız olma.
12. Kendini ve başkasını affetmesini bil.
13. Dinine ait kitabı tam anlamıyla  okumak için  kendine bir yıl süre tanı.
14. İlk yardımı öğren.
15. Bir seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.
16. Her gün altı bardak su  içmeyi unutma.
17. Seni seven insanları  koru.
18. Zor da olsa  ailenle  tatil yapmak için  her şeyi dene.
19. Seyahate çıkarsan, cüzdanına sana ait sağlık bilgilerini, ev adresini  ve telefon
numaranı  kaydetmeyi unutma.
20. Başarıyı iç huzura kavuştuğun,  sağlıklı olduğun ve  sevildiğin zaman değerlendir.
21. İyi bir evliliğin iki şey bağlı olduğunu  unutma.Birisi doğru insanı bulmak, ikincisi  doğru insan olmak.
22. Anne  ve babanı, karını ve  çocuklarını  eleştirmek istediğin zaman  dilini ısır.
23. Sevimsiz olmayacak şekilde farklı  fikirde olmayı  öğren.
24. Cesaretli ol.Dönüp hayatına baktığında  yaptıkların için değil  yapamadıkların için üzüleceksin.
25. Yanlış yapanları, yanlış  yapmadan  yapıcı  bir şekilde  eleştir.
26. Keyifsizliğini asla açığa vurma.
27. Yalaka  olma, dalkavuk olma, ispiyoncu olma.


28. Nasıl bir duygu olduğunu  öğrenmen için  24 saat  hiç kimseyi  ve hiçbir şeyi  eleştirme.
29. İyiliği ve iyilik dolu  sözleri esirgeme.
30. Çocukların  hakkında  başkalarına  iyi şeyler söylerken, bırak onlar seni duysun.
31. Güç, sahip olduğun  mallara bağlı değildir.Bunu hiç unutma.
32. Biriyle tanıştığın zaman  elini uzat ve adını söyle.
33. Kalem ve not defterini hep yanında taşı.
34. Zamanı ve kelimeleri  boş yer harcama...İkisi de değerlidir.
35. Senden az yada çok parası olanlarla konuşurken  paran hakkında konuşma.
36. Zor şeyleri elde etmenin tadını çıkar.
37. Birisinin “kahraman”ı ol.
38. Neyi ve kimi, niçin desteklediğini  insanlara söyle.
39. İnsanları küçümseme, küçülen sen olursun.
40. Güne başlamadan önce mutlaka aynaya bak ve ”Acaba ben sevilen  bir  insan mıyım?” diye kendine sor. 


14.11.2013

Mutlu ve Tebessüm



Adam eve hanımının yanına geldi, onu çok üzgün gördü.
Yanında oturdu, şefkat ve sevgi dolu bir ses tonuyla başını okşayarak:
- “Biliyor musun, sen dünyanın en güzel ikinci kadınısın” dedi tebessümle. Kadın başını kaldırdı, hayret ve şaşkınlık içerisinde:
-“Peki birinci kim ki?” diye sordu. Adam, gayet emin bir tonla cevap verdi:
-“Mutlu ve tebessüm ettiğin zaman sen.
” Bunun üzerine kadının tüm üzüntüsü gitti, yerine neşe geldi, yüzüne can geldi. Yuvaya tekrar saadet hakim oldu. Ne dersiniz? Eşiniz surat astığında:
1) Ne öyle surat asmışsın, mahkeme duvarı gibi?
2) Güleryüz göremeyecek miyim bu evde?
3) Ben dışarıda sizler için çile çekip eve geldiğimde güleryüz göstermelisin? miii dersiniz, yoksaaaa
4) Bir tanem, seni üzen nedir, benden dolayı ise özür dileyeyim ve telafi edeyim, başka şeyden ise dert etme, yanındayım her an, senin o güzel yüzüne hüzün yakışmaz, fani sebeplere takılıp dertlenmek pek yersiz, bakiye ve ahirete müteveccih olmak gerek….

11.04.2013

Doğru Düşünme ve Mutlu Yaşama Teknikleri

İNSAN neyi, nasıl düşünür ve konuşursa öyle hisseder, herşeyi düşünce ile kontrol edebilirsiniz. Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz. Aynı olay veya madde farklı açılardan farklı görünür. Bu sonuç doğaldır. Örneğin bir arabaya yandan bakan kapılarını görürken önünden bakan farlarını görür gibi ve farklı açılardan bakan bu insanların aynı şeyi görmedikleri için birbirlerini suçlamaları saçma olur

İnsanoğlu konuşmalarında pozitif (olumlu), mutluluk, huzur vs. kelimelerini içeren cümleler kullanıyorsa; bilinçaltı bu kelimeleri ifade eden düşünce ile dolar ve insan kendini gerçekten mutlu hisseder. Aksine; olumsuz kelimeleri düşünür, konuşmalarında kullanır ise gergin, uyumsuz, mutsuz bir kişi olur. Yani mutluluk veya mutsuzluk, huzur veya gerginlik tamamıyla insanın kendi elinde olan bir sonuçtur. Arkadaşlığın temelinde de bu vardır. Bu kelimeleri kendisi kullanamayan insan kullanan insanlarla beraber olduğu için mutlu olur buna arkadaşlık denir. Aslında her şey insanın kendi elindedir.

Stresi kontrol edemeyen insanlar soğuk algınlığına çabuk yakalanır. Aksine kontrol edilen stres yaşamı monotonluktan kurtarır, yaşamdan zevk almanızı sağlar, mutluluk verir.Kurtulmaya çalışmayın kontrol edin..



SİNİRLENME önemli bir yanlış düşünce sonucudur. Aslında hiç kimse bir başkasının duygularını oluşturamaz, kişi kendi duygusunu oluşturur. Sinirleniyorsa kesinlikle gergin olduğu içindir, düşünürseniz aynı davranışı sergilediğiniz halde hiç kızmayan biri bir gün kızar değişen nedir ki ? ( cevap : kendisi )

YAŞAM : sonsuzdur, son yoktur, son dediğimiz şey aslında yeni bir başlangıçtır. İnsan Ruh ve Beden den oluşur. Tıp bilimi bunu kabul etmiş ve ruhbilimi (psikoloji) dalını açmıştır. Ruh bedeni kullanır ve bir süre sonra şu anki kavrayışımızın ötesinde bir boyuta (yeni bir yaşama ) geçer. Evren devam ettikçe yaşam devam edecektir.

BAŞARISIZLIK : Başarısızlık yoktur sadece sonuçlar vardır. Aslında her sonuç yeni bir başlangıçtır. Sonuclar kişiye bir tecrübe kazandırmalı referans olmalıdır.Alıntı

3.04.2013

Sevgimizi Anlatırken Cömert Olmalıyız

Unutmamamız gerekiyor ki eşlerimiz bizlerin emaneti. Kadın için de erkek için de geçerli bir durum bu. İnsan “Zaten evlendik, ne gerek var habire sevgimi anlatmaya” diyerek eşini ötelerse bu durum başka sorunları da beraberinde getirebilir.

Sevdiğini illa da söylemek şart değildir her zaman. 

Sevgimizi nasıl ifade ettiğimiz değil, ifade şeklimizle eşimize mesajımızı verebilmemiz önemlidir. “Çok seversem şımarır, bize yakışmaz öyle sevdiğini söylemek falan, seviyorum ya canım anlasın o da” gibi düşünceler o çok sevdiğimizi söylediğimiz eşimizi incitiyor olabilir. 
Eşimizi incitmek de “emanetimize” sahip çıkamamak demektir. 
Hem daima hatırda bulundurulması gereken mühim bir nokta da “Kişi birini severse, ona sevdiğini söylesin” buyuran bir Rasul’ün (s.a.v) ümmeti olduğumuzdur. Her şeyden geçsek bile sevgisinde cömertliği dahi kıskandıran Efendimiz’in (s.a.v) ümmeti olarak, sevgimizde cimrilik etmek bize yakışmayan bir tutum olur. 

Tamamı

30.12.2012

Bir Sevgi Ve Bir Hayranlık

Hayır, severek evlenmedim. Hayatımı bir zebani ile birleştirecek kadar yalnızdım. Yalnız ve yabancı. Bir kadın ilk defa olarak adımı taşımaya razı oluyordu. Bir kurtuluştu bu, paryalıktan kurtuluş, cehennemden kurtuluş. Ve bilmediğimiz ülkelere yelken açan bir gemiye atlar gibi elele hayata atladık.
 Ben seni tanıdıktan sonra yaşamaya başladım. Korkuyorum. Bunları söylem ekten korkuyorum. Yirmi iki sene gelişen, kökleşen bir sevgi bu. Bir sevgi ve bir hayranlık. Hayat, hayatımız daima güzel miydi? Hayır. Ama mevsimleri vardı, mevsimleri var. Vatanımsın benim. Kokladığım havasın, içtiğim su. Ben şımarık ve yaramaz bir çocuk oldum zaman zaman. Sen hep aynı kalmasını bildin. 

Cemil Meriç

7.12.2012

Edep Kitaptan Değil, Edepli İnsandan Talim Edilir


Peki, edebi kimden öğreneceğiz? Tabii ki edeplilerden. Her ne kadar bir Allah dost “Edebi edepsizlerden öğrendim. Yaptıklarını yapmadım” demiş ama o seviyede olana her gördüğü ve tecrübe ettiği zaten ibrettir. 
Yola yeni çıkanlar ve gençler, edebi hayatlarının süsü haline getirmiş, edepli olmayı önemseyen güzel örnekler bulup, onların kıyılarında, köşelerinde konuşlanmaya bakmalılar. Bu açıdan neyin edep olup olmadığını uzun uzun anlatmaya gerek olmadığını düşünüyoruz, çünkü edep yazarak, okunarak öğrenilecek bir şey değildir, görerek, tecrübe ederek ve hâllenerek edinilecek bir şeydir. Edep kitaptan değil, edepli insandan talim edilir.


Edep, bir kulluk borcudur. Edep, İslami ahlakımızın en bariz neticesidir. İnsan olmanın en önemli göstergesi, dünyada bulunuş gayemizdir. Biz edebi insanlık sıfatı olarak gören bir medeniyetin çocuklarıyız. Amacımız edepli insanlar olmaktan da ötedir. Amacımız edebin insanları olmaktır. Biz edepsiz bir hayat düşünemeyiz. Edebi önemsemeyen bir hayat ve dünya bize yabancıdır. Kalitemizi edepten aldığımız nasiple ölçeriz. Edepten nasibi olmayanların, hakikatten nasibi olmadıklarını düşünürüz.

 

Çocuklarınızla Konuşun

Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya. Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz ükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım.
Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye. 


Tamamı

25.10.2012

Başkaları Yüzünden

broken heart
“Niye katlanıyorsunuz bütün bunlara? Sizin durumunuzda ben olsam şimdiye çoktan ayrılmıştım.” dedi.
“Kocamı seviyorum. Yiyecek, giyecek bir şekilde bulunuyor ama eşimin yerini hiçbir şey tutmuyor.”
“Bilmiyorum seninki mi doğru benimki mi? Ben hamileyken gece canım erik istedi de eşim almadı diye kıyameti koparmıştım, sen açlığa dayanıyorsun. Ben ıvır zıvır sebeplerden eşimden ayrıldım; sen bana göre ciddi sorunların olduğu halde, bir gezme özgürlüğün bile yok, evliliğini devam ettiriyorsun.”
“Özgünlük sizi mutlu ediyor mu? Mutlu musunuz?”
Hostes cevap vermedi, bir müddet.
“Değilim, hem de çok mutsuzum. Çocuğumu babasız büyütüyorum, eşimi de çok özlüyorum. Tekrar denesek mi diye de çok düşündüm ama aynı şeyleri yaşamaktan korktum.”
“Benim gibi ‘Eski kavgaları yapmayacağım, her şeyi kafama takmayacağım, başkaları yüzünden kocamı kırmayacağım…’ diye karar verirseniz aynı şeyleri yaşamazsınız. Yalnızlık zor. Özgürlük bir eş gibi sizi gece sarıp sarmalamıyor, ısıtmıyor, öpmüyor. Tam aksi oradan oraya savuruyor. Gökyüzündeki kuşlar bile yalnız uçabileceklerken çoğu zaman birlikte uçuyorlar.”
“Haklısın galiba, bugün canım çok sıkkındı, gece rüyamda eski eşimi görmüştüm, onu ne çok özlediğimi düşünüyordum. Karar verdim, uçaktan iner inmez arayacağım, yeniden yeni adımlarla deneyeceğim.”
Tamamı

2.10.2012

Neyin Peşinde Koşuyoruz?


Bugün sizlere ilginizi çekeceğini düşündüğüm, ibretlik, gerçek hayattan iki olay anlatacağım:
İlkini altmış yaşlarında bir hanım anlattı bana. 65 Yaşındaki kocası 30 yaşında bir hayat kadınına tutulmuş; ona ev açmış, nikah kıymış. Karısı olayın şokunu atlatmadan hayat kadını ona her gün telefon açmaya başlamış. “Kocan beni seviyor, sende yüz yok mu çek git, o bana nikah kıyacak.” diye. Kocasının böyle bir şey söylediği yok fakat diğer kadın resmi nikah peşine düşmüş. Kadın “Kocamı çok seviyorum, bu yaştan sonra niye bırakayım.” diyor. Konu maddiyat değil. Kadının kocasının da oğullarının da maddi imkanı çok iyi. Kadın yıllarını paylaştığı kocasını bırakmak istemiyor. Kocası da zaten ayrılmak istemiyor. Adam bir gün orada bir gün burada bir düzen tutturmuş. Diğer kadın telefon açıp rahatsız etmese kadın da durumu kabullenmiş. Fakat her telefonla birlikte kadıncağız yeniden üzülüp gözyaşı döküyor.
Velhasıl ailece oturup düşünüyorlar, ne yapabiliriz, diye. Evlatlarının aklına babalarını umreye göndermek geliyor. Adam kaç kez hacca gitmiş, umreye gitmiş ama bir ümit belki; mübarek yerleri görürse kadını unutur, diye zorla göndermişler. Neyse adam umreye gitmiş gelmiş. Bütün aile karşısına oturmuş, adamın gitmeden önce yaptıklarından dolayı ne kadar pişman olduğunu anlatmasını, o kadını unuttuğunu söylemesini bekliyorlar.
Devamı

2.08.2012

Neler Sadakadır?

Allah rızası için yapılan her iyilik, sadakadır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Kendine ve çoluk çocuğuna harcadıkların birer sadakadır. 
Beyheki
Her iyilik, sadakadır. 
Tirmizi
Güzel söz, sadakadır.
İ. Ahmed    
Güler yüzle selam vermek, sadakadır. 
Beyheki
Din kardeşine güler yüz göstermek, sadakadır.
Tirmizi
Bir ağaçtan yenilen veya çalınan şeyler, o ağacı diken için sadaka olur. 
Müslim
Birine iyi şeyler öğretmek, kötülük yapmasını önlemek, sorana yol göstermek, sokaktaki zararlı şeyleri temizlemek, birer sadakadır.
Tirmizi
Herkesin eklem yeri kadar sadaka vermesi gerekir. Sübhanallah, Elhamdülillah, La ilahe illallah veya Allahü ekber demek, birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek, kötülüğe önlemeye çalışmak, birer sadakadır. İki rekât kuşluk namazı kılmaksa, bütün bunları karşılar. 
Müslim
Emr-i maruf, nehy-i münker yapmak sadakadır.
Müslim
Müdara etmek sadakadır. 
Deylemi  
Ölümü hatırlamak sadakadır. 
Deylemi
Camiye giderken atılan her adım da bir sadakadır. 
İ. Ahmed
Borçlu fakire, ödemesi için mühlet verenin, her günü, bir sadaka olur. 
Taberani
Yolunu kaybetmişe yol göstermek bir sadakadır. 
C. Sagir
Zevcine hizmet sadakadır.
Deylemi 
Nikâhlısıyla beraber olmak sadakadır. 
Müslim
Haramdan sakınanla, istişare etmek sadakadır. 
Deylemi
Ödünç vermek bir sadakadır. 
Taberani 
Selam vermek sadakadır. 
Buhari

Kaynak

12.06.2012

Kulak Âşık Olurmuş Gözden Evvel

-Söyle bakalım, Eşin akşam eve geç kaldı ve haber vermedi. Gelince ne dersin?

-Nerde kaldın, niye haber vermedin canım, diye sorarım.

-Böyle diyerek aslında şöyle demiş oluyorsun: Ne düşüncesiz adamsın, bir telefon bile açmıyorsun, çok kabasın. Mesaj bu. Kocana hiçbir zaman yeterli bir erkek değilsin, bir kadını mutlu etmeyi bilmiyorsun, mesajı verme.

-Geç kaldığında ne demem gerekiyor babaanne?

-Geç kalınca seni merak ettim canım, iyi misin? diye sorabilirsin.

-Hımmm. Arada fark var yani. Kulaktan girenler kalbine gidiyor yani. Şimdi ben kocama güzel görünmek için boşuna mı süslenmişim?

-Göz de önemlidir kızım, bir kadının kendine bakması önemli, ama bu kulaktan sonra gelir. Hiç görmedin mi nice güzel kadınlar çirkin kadınlarla aldatılır. Çünkü o kadınlar erkeğin kulağına ne söyleyeceğini bilen kadınlardır.
Evdeki dırdır ederken dışarıdaki mırmır ederek kazanır. Erkeğin gözü işte o zaman güzellik falan görmez.

Devamı
Sema Maraşlı / “Kulak Âşık Olurmuş Gözden Evvel” Kitabında

28.05.2012

Sofra Adabı


Bir adam yemek yediği çanağı sünnetlerse o çanak kendisi için istiğfar eder ve
"Ey Allâh! O beni şeytandan âzâd ettiği gibi sen de onu cehennemden âzâd et' der. Çünkü onu bitirdiği zaman sünnetlemezse şeytan onu yalayacaktır"   
Hadis-i Şerif
(Mâ-ü'l-Ayneyn eş-Şenkîtî, Fâtiku'ratk alâ Râtikı'l-fetk, sh:355, Ali el-Müttakî, Kenzü'l-ummâl, No:40829, 15/253)                                                           

26.04.2012

Osmanlı’nın “Sadaka” zerafeti

 Sadaka taşlarına yardımlar sadece nakdi olarak değil, ayni olarak da yapılırdı. Taşta birikenlerden ihtiyaç sahipleri sadece ihtiyacı kadarını alır, diğerlerini başkalarına bırakırdı. 

''Sağ elin verdiğinden sol el haberdar olmalı''
''Sağ elinin verdiğinden sol el haberdar olmamalı''

düşüncesiyle hareket eden Osmanlı, yoksulları incitmeden yardım edebilmesi amacıyla bu taşları, gözden uzak yerlere koyardı. Onur ve vakarlarından dolayı ihtiyaçlarını kimseye açamayan insanlara yönelik iyilik yapmanın en zarif yollarından biri olan bu taşlar, İstanbul başta olmak üzere Osmanlı'nın egemen olduğu her yerde bulunurdu. Yerden yükseklikleri 1-2 metre, genişlikleri 30-70 santimetre arasında değişen bu sadaka taşlarının tepelerinde yuvarlak veya taşına göre dikdörtgen 5-20 santimetre derinliğinde oyuklar vardı. Yardımlar bu oyuklara konulurdu. Yardım etmek isteyenler buraya para bırakır, ihtiyacı olanlar da buradan alabilirdi. Yüksek taşların önünde uzanabilmek için basamaklı olurdu. Bir rivayete göre İstanbul'da 160 adet sadaka taşı bulunurdu.

20.04.2012

Olumsuz Duygular, Olumsuz Davranışlara Sebep Olur.

 
Olumsuz duygular, olumsuz davranışlara sebep olur. İyi yönlerini düşünmeye başladığınızda, bu sizin davranışlarınıza da yansır. Böylece etrafınıza pozitif enerji yayarsınız. Aranızdaki mesafe azalır, eşiniz ve çocuklarınız size yaklaşır.

Evinizin penceresinden baktığınız dünya ile, eşinizin iş hayatında karşı karşıya olduğu dünya aynı değildir. Bunun için onu anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Kendinizi fazla zorlamayın. Hayat anlamadan da yaşanabilir!

Hatta, "hayatı anlamadan ya da umursamadan yaşayanlar daha rahattır" denebilir!


6.03.2012

Bir Kavim Ölçüyü Eksik Ederse


"Bir kavim, ahdi (Mevlâ Tealâ’ya veya insanlara verdikleri sözü) bozarsa, mutlaka düşmanları onlara musallat kılınır. Bir kavim Allah’ın indirdiğinin gayrı ile hükmederse, mutlaka onların içinde fakirlik yayılır. Bir toplumda zina yayılırsa, mutlaka onların içinde ölüm çoğalır. 

Bir kavim ölçüyü (ve tartıyı) eksik ederse, mutlaka nebattan men olunur ve (kurak) senelerle yakalanırlar. Bir kavim, zekâtı meneder (vermez) lerse, mutlaka yağmur onlardan hapsolunur (yağdırılmaz.)


 Taberani …   R.F c.6 s.350

5.03.2012

Kadınlarınıza Eziyet Etmeyin!

"I carry your heart with me. (I carry it in my heart.)"  ~ e.e. cummings
Haksız olarak hanımını dövenin, Kıyamette hasmı ben olurum. Hanımını döven, Allah ve Resulüne asi olur.
R.Nasıhin
Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!
Müslim
Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine bir köle azat etmiş sevabı yazılır.
R.Nasıhin
Hanımı ile iyi geçinip şakalaşanı Allahü teâlâ sever, rızklarını artırır.
İ.Lâl


21.02.2012

Sadaka Vermenin Önemi 2

Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.Tirmizi

Vallahi, sadaka vermekle mal eksilmez. O halde sadaka verin! İ. Ahmed

Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin. İbni Ebiddünya

Sadaka 70 çeşit belayı önler. Bunların en hafifi cüzzam ve barastır.Ha tib

Sadaka şeytanın belini kırar. Deylemi

Gizli verilen sadaka, Allah'ın gazabını söndürür. Beyheki

Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamette Allahü teâlâ, "Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, ben de seni hakir etmem ve vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi, Cennete istediğin kapıdan gir" buyurur. Deylemi

Az da olsa sadaka verin. Parayı saklayıp vermeyene, Allah da ihsanını keser. Müslim

Rızkının bol olmasını isteyen sadaka versin. Deylemi



14.02.2012

Sadaka Vermenin Önemi 1

Sadakanın faydaları hakkında, hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder. Beyheki
İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin. İbni Sünni

İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur. Taberani
Sadaka kibri yok eder. Tirmizi

Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin. Deylemi

Sadaka vererek rızkınızı bollaştırın. Beyheki

Sadaka malı çoğaltır. İbni Adiy

Sadaka vermede acele edin; çünkü bela, sadakayı geçemez. Taberani, Beyheki

Sadaka verin. Çünkü sadaka Cehennemden kurtuluşunuza sebep olur.Taberani


Kaynak

13.02.2012

Vermekten Korkmamalı

22 ekim Cimrilik ise, iman zayıflığından ve ilimsizlikten kaynaklanır. Hayra verdiği paranın boşa gittiğini zanneder. Hâlbuki ona kat kat mükâfat verildiğini düşünemez. Şeytan, insana musallat olur, hayra mani olmak için vesvese verir.
Peygamber efendimiz, (Yemin ediyorum, sadaka vermekle mal eksilmez, öyle ise sadaka verin!) buyuruyor. İ. Ahmed

Sadaka verenin malının bereketi artar. Az malı çok iş görür. Hadis-i şerifte,
Gizli açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin buyuruluyor. İbni Mace

Biz verdikçe Allah da bize kat kat fazlasıyla verir. Biz kısarsak, Allah da bize vermeyi kısar.
Hazreti Ebu Bekirîn kızı Esma radıyallahü anha’nın, Ya Resulallah, eşim Zübeyr'in verdiği mehirden başka malım yoktur. Sadaka vereyim mi? sualine Resulullah Efendimiz şöyle cevap verdi:
Gücün nispetinde sadaka ver, kesenin ağzını sıkma! Allah da, senin rızkını sıkar. Buharî

10.02.2012

Sadaka Vermek

Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.
İbni Mübarek

Güne başlarken sadaka vermek, felaketleri önler. Deylemi
Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir. Beyheki
Sevabı Müslüman ana babasına niyet edilerek verilen sadakanın sevabı, onlara da gider, kendi sevabından da bir şey eksilmez. 
Taberani

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Blog Widget by LinkWithin