Trabzon Hurması Hakkında Bilgiler
11.11.2010
Trabzon Hurması ( Çikolatalı )
Trabzon Hurması Hakkında Bilgiler
23.10.2010
Yeğenler
temizlemek gibidir. (Phyllis Diller)
23.09.2010
Selamın Önemi
Selam, bir Müslüman’ın diğer Müslüman kardeşi için hayır temennisinde bulunmasıdır. Müslüman’ın önemli ahlâkî, toplumsal ve sosyal görevlerinden birisi de gerek akraba, dost ve tanıdıkları ve gerekse tanımadığı diğer Müslüman kardeşleriyle karşılaştığı zaman, Allah (c.c.)’ın selâmı, yardımı, bereketi, ihsanı ve esenliği sizin üzerinize olsun, anlamına gelen “es-Selâmü Aleyküm” diyerek selâm vermek; kendisine selâm verilen kimselerin de “Ve Aleykümü’s-Selâm” diyerek veya daha güzelini “ve rahmetullahi ve berakatühu” ilave ederek selâmlarını almaktır.
İmrân bin Husayn -radıyallâhu anhümâ- şöyle anlatıyor:
Resûlullâh’a -sallallâhu aleyhi ve sellem- bir adam geldi ve:
– es-Selâmü aleyküm, dedi. Efendimiz onun selâmına aynıyla(“Ve aleykümü’s- selam” diyerek) karşılık verdikten sonra adam oturdu. Allâh Resûlü:
“– On sevap kazandı.” buyurdu. Sonra bir başka adam geldi, o da:
– es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâh, dedi. Peygamberimiz ona da verdiği selâmın aynıyla (“Ve aleykümü’s- selâm ve rahmetullâh” diyerek) mukâbelede bulundu. O kişi de yerine oturdu. Resûl-i Ekrem:
“– Yirmi sevap kazandı.” buyurdu. Daha sonra bir başka adam geldi ve:
– es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh, dedi. Fahr-i Kâinât o kişiye de selâmının aynıyla (“Ve aleykümü’s-selâm ve rahmetullahi ve berekâtüh” diyerek) karşılık verdi. O kişi de yerine oturdu. Efendimiz onun hakkında da:
“– Otuz sevap kazandı.” buyurdu (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 131-132).
27.08.2010
Ramazana Saygı
Çocuktum. 6-7 yaşlarında var yoktum. Bir Ramazan günüydü.
21 Temmuz 1980
6.06.2010
Gemide Soğanlı İntifada
3.05.2010
İslâm’a Göre Ağaç Dikmek
Meyveli ve meyvesiz ağaçların, ormanların, yeşilliklerin, çeşit çeşit bitkilerin faydaları sayılamayacak kadar çoktur.
Peygamber Efendimiz, "Dikilen ağaçtan alınacak meyve sayısı kadar dikene sevap verilir" buyurmuştur. (Ahmed İbn Hanbel)
Diğer bir hadîs: "Bir ağaçtan insanlar, hayvanlar, kuşlar yararlanırsa, o ağacı diken için sadaka olur." (Ahmed İbn Hanbel)
Bir kimse bir ağaç dikse, aradan uzun yıllar geçse, adam ölse, ağaç büyüse, gölgesinde biri dinlense ve ferahlansa dikene yine sevap yazılır, mükafat verilir.
Biri, çölleşen, bitki örtüsü tahrip edilen, erozyona uğrayan bir araziyi otlarla, çalılarla, ağaçlarla yeşillendirse yine sevap alır.
Ormanları yakanlar canidir, azap göreceklerdir.
Tarlalarda anız yakmak günahtır.
Aşağıda yazılı altı şeyi yapanlar, öldükten sonra sevap kazanırlar, amel defterleri açık olur:
1. (Dine uygun olan, dine aykırı olmayan) faydalı bir kitap yazan.
2. Bir su kuyusu açan.
3. Bir çeşme yaptıran.
4. Meyve ağacı diken.
5. Bir cami veya mescid yaptıran.
6. Kendisi öldükten sonra, ona dua edecek veya ettirecek sâlih evlat yetiştiren.
Ağaç dikmek de böyledir.
Alıntı
19.02.2010
Çocuk Yetiştirme
17.02.2010
Duada Sayının Önemi
23.01.2010
Physalis Alkekengi
Phasalis’in acutifolia, alkekengi, angulata, angustifolia, arenicola, carpenteri gibi başlıca çeşitleri bulunmaktadır.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, anavatanı Güney Amerika'nın ardından ilk kez Mersin'de üretilen 'yer kirazı'nı tanıttı. Devamı
12.01.2010
Osmanlı Askerinin Asaleti
Çok güzel üzümleri bulunan, bir bağdan geçerken, askerin biri dayanamayıp, bağdan bir salkım üzüm kopararak biraz olsun susuzluğunu giderdi. Sonra da, asma ağacına, yediği üzümün çok üzerinde bir para bağlayarak, yoluna devam etti.
Çok geçmeden mola verildi. Asker, kan ter içinde bir köylünün koşarak geldiğini gördü. Hristiyan köylü ısrarla Padişah ile görüşmek istiyordu. Köylüyü Kanuni’nin huzuruna götürdüler. Kanuni sordu:
- Nedir bu hâlin, kan ter içinde kalmışsın, yoksa askerler sana zarar mı verdi?
- Ben şikayet için değil, memnuniyetimi bildirmek için geldim. Böyle bir askeri, böyle bir komutanı tebrik etmemek insafsızlık olur.
- Askerlerim sizi memnun edecek ne yapmışlar?
- Askerleriniz bağdan geçtikten sonra, asmanın dalında bağlı bir kese gördüm. İçini açtığımda para vardı. Dikkatli baktığımda, bir salkım üzümün koparıldığını gördüm. Anladım ki koparılan üzümün parası olarak bırakılmış. Sizde böyle güzel ahlaklı asker olduğu müddetçe sırtınız yere gelmez.
Kanuni, derhal o askerin bulunmasını emretti. Hristiyan köylü, bu askere ne gibi mükâfat verecek diye merakla beklemeye başladı. Nihayet asker bulunup, padişahın huzuruna getirildi. Kanuni, "Niçin izinsiz iş yaparsın? Parası verilmiş olsa bile, sahibinden habersiz mal almanın caiz olmadığını bilmiyor musun?" diye askeri azarladı. Sonra da, "Bu asker derhal ordudan uzaklaştırılsın." diye emir verdi.
Hristiyan köylü heyecanla Kanuni’ye sordu:
- Ben bu askerin mükâfatlandırılması için gelmiştim, siz onu niye cezalandırdınız?
- Kursağında, haram lokma bulunan bir askerle zafer kazanılmaz. Bunun için ordudan attım. Eğer aldığı üzümün parasını bırakmamış olsaydı, zalimlerden olurdu. İşte o zaman kellesini bile zor kurtarırdı...
22.12.2009
Sevgi
Bir gün bir derviş,
Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış…
Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..
“Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?”
Diye sormuş derviş.
Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:
“Sevdiğim çalışıyor orada…
Ona elma götürüyorum.”
“Kaç tane” diye soruvermiş derviş.
Kız şaşkın:
“İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” deyivermiş..
Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini!
15.12.2009
Sene Sonu Ve Sene Başı Duası
‘Biz bu kişiden ümidi kestik! der ve Allah (Celle Celalühu) ona, kendisini sene boyunca koruyacak iki melek görevlendirir” Arifan dergisi sayı
8.10.2009
Cumanın Kıymeti
Cuma, müminlerin bayramıdır Bugün yapılan ibadetlere en az, iki kat sevap verilir Bugün işlenen günahlar da, iki kat yazılır Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de, Cuma günü ve gecesinde işlenilenden daha kötüsü yoktur) [Ramuz]
(Cuma günü günah işlemeden geçerse, diğer günler de selametle geçer) [İ.Gazali]
(Cuma günü gusleden kimsenin günahları affolur) [Taberani]
(Cuma günü sabah namazından önce, “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa, bütün günahları affolur) [İbni Sünni]
[Böyle büyük mükâfat verilebilmesi için, o kişinin, düzgün itikada sahip olması, kul hakkını, kazaya kalan farzlarını ödemesi ve haramlardan vazgeçmesi şarttır]
(Cuma günü veya gecesi ölen mümin, şehid olur, kabir azabından kurtulur) [Ebu Nuaym]
(Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret eden kimsenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur) [Tirmizi]
(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur) [Dare Kutni]
(Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın günahları affedilir) [İsfehani]
(Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk verilir) [Taberani]
(Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cuma namazını farz kıldı. Adil veya zalim bir imam [başkan] zamanında küçümseyerek veya inkâr ederek Cuma namazını terk edenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekatı, haccı, orucu ve hiçbir ibadeti kabul olmaz) [İbni Mace]
(Cuma namazını kılmayan kimsenin kalbi mühürlenir [iyilik yapamaz olur], gafil olur) [Müslim]
(Cuma namazına giderken ayakları tozlanan kimseye Cehennem ateşi haramdır) [Tirmizi]
(Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile Cuma namazı, öteki Cumaya kadar aralarda işlenen günahlara kefarettir) [Müslim]
(Cumaya gelmeyen erkeklerin evlerini yıksam diye düşündüm) [Buhari]
Kadınların Cuma günü, öğle namazını evlerinde kılmak için cemaatin camiden çıkmasını beklemeleri şart değildir(Hidaye)
6.09.2009
Kurt Üzümü
21.08.2009
Ramazan’ın Bereketi
Okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmadan önce
Ramazan-ı Şerifiniz tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim, Rabbim iyi değerlendirmeyi nasip etsin inşallah.......
Mübarek Ramazan ayı berekettir, herdem bereket sunmaya gelir...
Peki, bereket nedir ki?..
Bereket; artma, ziyade, sürur mânalarına gelir. İbni Abbas bereketin hayırların tümünde bolluk anlamına geldiğini söyler.
.............
“Eğer o ülkelerin ahalisi iman edip Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, gerçekten üzerlerine hem gökten, hem yerden (sayısız) bereketler açardık; ancak onlar yalanladılar, facbiz de onları kazana geldikleri nedeniyle yakalayıverdik/cezaya çarptırdık. (A’râf: 96.)
Bu âyeti celile bereketin beşer hayatında bolluğunu Allah’ın rızasıyla, yokluğunu da O’nun hoşnutsuzluğuyla açıklamaktadır.
Bu yüzden diyebiliriz ki; insan hayatında bereketi azaltan en büyük etmen günahların yaygınlaşmasıdır. Ramazan ikliminin bereketle ilişkisi de bu kabildendir.
Çünkü Ramazan insanların günahtan diğer aylara nisbeten daha fazla kaçındığı bir vasatın adıdır. İbâdeti artıran ve günahları minumum düzeye indiren Müslüman hayatı, Allah’ın rahmetini ve keremini böylece celbetmektedir.
...............
Yani Ramazan, kulu Allah’a yakınlaştırdıkça insanın kazancı, çalışmaları, huzur ve mutluluğu da görünmeyen yollarla bollaşır. Bu mübarek ay içindekilerle bereketi artırmak için gelen kerem sahibi bir misafirdir.
Bu meyanda Resûlullah (s.a.s) buyurdular ki: "Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket vardır." (Buhari: 2/678, hn. 1822; Müslim: 2/770, hn. 1095)
Sahuruyla bile bereket müjdeleyen bir Ramazan arifesindeyiz. O bereketlerini cömertçe sunmaya hazır. Ya biz bereketlenmeye hazır kıvamda mıyız? Kaynak
















