11.11.2010

Trabzon Hurması ( Çikolatalı )




İlk defa tattım bu meyveyi, çikolatalı hurma diyorlarmış olgunlaşmadan yenile biliyor neredeyse elma kadar sert, değişik bir lezzet, yumuşak olgunlaşmış hurmadan farklı…

Çikolatalı trabzon hurması


Trabzon Hurması Hakkında Bilgiler

23.10.2010

Yeğenler



Çocuk büyütürken evi temiz tutmak, kar hala yağarken kapının önünü
temizlemek gibidir. (Phyllis Diller)
 

 


 
Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerine ne düşse iz bırakır. (Haim Jinott)

23.09.2010

Selamın Önemi

Selamın Önemi

Selam, bir Müslüman’ın diğer Müslüman kardeşi için hayır temennisinde bulunmasıdır. Müslüman’ın önemli ahlâkî, toplumsal ve sosyal görevlerinden birisi de gerek akraba, dost ve tanıdıkları ve gerekse tanımadığı diğer Müslüman kardeşleriyle karşılaştığı zaman, Allah (c.c.)’ın selâmı, yardımı, bereketi, ihsanı ve esenliği sizin üzerinize olsun, anlamına gelen “es-Selâmü Aleyküm” diyerek selâm vermek; kendisine selâm verilen kimselerin de “Ve Aleykümü’s-Selâm” diyerek veya daha güzelini “ve rahmetullahi ve berakatühu” ilave ederek selâmlarını almaktır.
İmrân bin Husayn -radıyallâhu anhümâ- şöyle anlatıyor: 

Resûlullâh’a -sallallâhu aleyhi ve sellem- bir adam geldi ve:
– es-Selâmü aleyküm, dedi. Efendimiz onun selâmına aynıyla(“Ve aleykümü’s- selam” diyerek) karşılık verdikten sonra adam oturdu. Allâh Resûlü:
“– On sevap kazandı.” buyurdu. Sonra bir başka adam geldi, o da:
– es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâh, dedi. Peygamberimiz ona da verdiği selâmın aynıyla (“Ve aleykümü’s- selâm ve rahmetullâh” diyerek) mukâbelede bulundu. O kişi de yerine oturdu. Resûl-i Ekrem:
“– Yirmi sevap kazandı.” buyurdu. Daha sonra bir başka adam geldi ve:
– es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh, dedi. Fahr-i Kâinât o kişiye de selâmının aynıyla (“Ve aleykümü’s-selâm ve rahmetullahi ve berekâtüh” diyerek) karşılık verdi. O kişi de yerine oturdu. Efendimiz onun hakkında da:
“– Otuz sevap kazandı.” buyurdu
(Ebû Dâvûd, “Edeb”, 131-132).

27.08.2010

Ramazana Saygı


Çocuktum. 6-7 yaşlarında var yoktum. Bir Ramazan günüydü.
Çemberlitaşta ötürdüğümüz büyük Konaktan sokağa çıktım.

İleride bir sehpaya oturttuğu tablasından çoluk çocuğa şeker meker satan birini gördüm. 10 para mı 20 para mı ne verdiğimi hatırlayamadığım bir horoz şekeri satın aldım. Şekeri eme eme konağa dönmek üzereydim ki üzerime hamal kılıklı bir adam çullandı.
Yarı ciddi yarı şakacı bir edâ ile haykırdı:

Şu bacaksıza da bak! Sokakta elâlemin karşısında yiyor!

Ödüm patlamıştı sanki... Şekeri yere attım ve evime doğru koşmaya başladım.

Adam beni kapıya kadar kovaladı. Konağın açık kapısını bu herifin suratına çarparcasına kapatıncaya kadar adeta baygınlık geçirdim.
Şimdi masum çocuklara değil Ramazan günü açıkça ve iftihar edercesine sigaralarını tüttüren her vasıf dışı insanlara o hamal kılığı içindeki saffet ve hassasiyetle hitap etmek istiyorum:

Günahınızı niçin Allahla aranızda bırakmıyor ve sanki onun reklâmını yaparcasına zedelediğiniz Allah hakkına kul hakkını da ekliyorsunuz? Eskiden Ermenisi Rumu Yahudisi bu kul hakkına tecavüz etmemek için Ramazanlarda Müslümanların karşısında oruca aykırı bir harekette bulunmazlardı. Düşünün sizin derekeniz ne olmalı!

Hamalın kovaladığı çocuk bugün 75 yaşında ama kovalayanın soyundan kimse kalmadı.

21 Temmuz 1980
Necip Fazıl Kısakürek

6.06.2010

Gemide Soğanlı İntifada

İsrail ordusunun Mavi Marmara Gemisi’ne saldırısı sırasında savunma yapmaya çalışan eylemciler bunun için ellerine geçen her malzemeyi kullandılar. Bir kısmı sopa ve demirlerle askerlere karşı koydu, bir kısmı alçaktan uçan helikopterlere boş soda şişesi fırlattı. Bazı eylemciler güvertede atacak birşey kalmayınca geminin mutfağındaki soğanları üst güverteye taşıdılar. Soğanlar da helikopterlere karşı silah olarak kullanıldı.

Gemideki cesur kardeşlerimizin korkuttukları askerleri görmek isteyenler buraya baksınlar. 
Rabbim Ümmeti Muhammedi zalimlerden korusun.










3.05.2010

İslâm’a Göre Ağaç Dikmek


İslâm’a Göre Ağaç Dikmek, yeşillendirmek hayırlı bir iştir ve bu hayrı yapana mükafat verilecektir.  

Meyveli ve meyvesiz ağaçların, ormanların, yeşilliklerin, çeşit çeşit bitkilerin faydaları sayılamayacak kadar çoktur.
Peygamber Efendimiz, "Dikilen ağaçtan alınacak meyve sayısı kadar dikene sevap verilir" buyurmuştur. (Ahmed İbn Hanbel)
Diğer bir hadîs: "Bir ağaçtan insanlar, hayvanlar, kuşlar yararlanırsa, o ağacı diken için sadaka olur." (Ahmed İbn Hanbel)
Bir kimse bir ağaç dikse, aradan uzun yıllar geçse, adam ölse, ağaç büyüse, gölgesinde biri dinlense ve ferahlansa dikene yine sevap yazılır, mükafat verilir.
Biri, çölleşen, bitki örtüsü tahrip edilen, erozyona uğrayan bir araziyi otlarla, çalılarla, ağaçlarla yeşillendirse yine sevap alır.
Ormanları yakanlar canidir, azap göreceklerdir.
Tarlalarda anız yakmak günahtır.
Aşağıda yazılı altı şeyi yapanlar, öldükten sonra sevap kazanırlar, amel defterleri açık olur:
1. (Dine uygun olan, dine aykırı olmayan) faydalı bir kitap yazan.
2. Bir su kuyusu açan.
3. Bir çeşme yaptıran.
4. Meyve ağacı diken.
5. Bir cami veya mescid yaptıran.
6. Kendisi öldükten sonra, ona dua edecek veya ettirecek sâlih evlat yetiştiren.
Ağaç dikmek de böyledir.
Alıntı

19.02.2010

Çocuk Yetiştirme



Çocuk Yetiştirme

Salihlerden biri, oğluna bir şey yapması için hiç emretmezdi. Şayet bir ihtiyaç olursa oğluna değil başkasına emrederdi. Ona bunun sebebi sorulunca şöyle demiştir:
“Oğluma bir şey dersem belki emrimi tutmaz da bana karşı gelebilir. Bu yüzden cehennem ateşine müstahak olur. Hâlbuki ben oğlumun cehennem ateşinde yanmasını istemiyorum. Bunu için oğluma emir vermiyorum.”

Abdullah B.Ömer (r.a.) şöyle demiştir:
“Çocuğunu terbiye et, çünkü sen çocuğuna öğrettiğinden mesulsün. O da sana yapacağı iyilik ve itaatten mesuldür.

Aile Saadeti Kitabından

17.02.2010

Duada Sayının Önemi


(Meste mesh müddeti, misafir için 3 gün, 3 gece; mukim için bir gün bir gecedir.) [Tirmizi]

(Bismillâhillezi lâ yedurru ...... duasını sabah 3 kere okuyana akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]

(Bir gün ilim öğrenmek, 3 ay oruç tutmaktan daha hayırlıdır.) [Deylemi]

(Her namazdan sonra; 3 kere "Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh" okuyanın, bütün günahları affolur.) [İbni Sünni]

(Namaz sonunda, 3 kez Sübhane Rabbike âyetini okuyan çok sevaba kavuşur.) [Taberani]

(Sabah-akşam 7 kez, "Hasbiyallahü la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azim" okuyan dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulur.) [İbni Sünni]

(Cuma namazından sonra, 7 kere "İhlas ve Muavvizeteyn" okuyan, bir hafta kazadan, beladan ve kötü işlerden korunur.) [İbni Sünni]

(Sabah veya akşam namazını kıldıktan sonra, 7 defa "Allahümme ecirni minennar" diyen, o gün ölürse Cehennemden korunur.) [Nesai]

(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.) [Dare Kutni]

(Her namazdan sonra 33 sübhanallah, 33 elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra, "La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir" diyen kimsenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir.) [Müslim]


23.01.2010

Physalis Alkekengi






Physalis, Yer kirazı, Sürprizli Çiçek, İnka Eriği, Altın Çilek

         
Özellikleri ve Tarihçesi: 

Physalis, ortası kahverengi olan sarı çiçeklere sahip bir bitkidir. Aynı ismi taşıyan meyvesi ise olgunlaştıktan sonra sarımtırak rengini almaktadır. Bu meyve birçok toprak tipinde yetişmekle birlikte en önemli özelliği çorak topraklarda da verim verebilmesidir. Physalis, büyüme aşamasında suya normalden fazla gereksinim duyar. Bitki olarak çok kırılgan ve hassas bir yapıya sahiptir. Tohumlama işlemi ise çekirdekleri sayesinde yapılır.
Phasalis’in acutifolia, alkekengi, angulata, angustifolia, arenicola, carpenteri gibi başlıca çeşitleri bulunmaktadır.  



Nasıl ve Nerede Kullanacağız?
İçerisindeki meyveyi ham olarak yiyebilirsiniz. Dekorasyon için kullanabileceğiniz gibi, meyve salatalarınıza ilave edebilir ya da reçelini yapabilirsiniz. Ayrıca çikolatayla mükemmel bir birliktelik sağlamaktadır.




Besin Değerleri:
Physalis, C,B1,B2,B3,Keroten gibi bir takım vitamin ve mineraller açısından zengin bir meyvedir.   


Yer Kirazı (Physalis) Çiftçiyle Buluştu
Mersin İline bağlı Silifke ilçesinde, iki dönümlük deneme parselinde üretimi yapılan yer kirazı, üreticilerimizin beğenisine sunuldu.


 

Dünyada 50 milyon dolarlık bir pastaya sahip olan ve kilosu 175 TL'ye ithal ediliyor.  Mısır Kraliçesi "Cleopatra'nın Hazinesi" olarak adlandırılan yerkirazı, dünyada lüks tüketim alanında en çok tercih edilen meyveler arasında yer alıyor. Sağlık açısından birçok özelliği bulunan kirazın Türkiye'deki satış fiyatı 175 TL. Yerli üretim halinde ise hedef iç pazarda kirazın fiyatını 25 TL'ye indirmek. Proje 4 ayda hayata geçirildi. Devamı




(Tadı sert domates gibi, ama tatlı. Kahveyle beraber mükemmel, bizim lokumlar gibi. Bulursanız deneyin. Alıntı )






Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, anavatanı Güney Amerika'nın ardından ilk kez Mersin'de üretilen 'yer kirazı'nı tanıttı. Devamı



Yer kirazı yetiştiriciliği hakkında aradığınız her şey burada





12.01.2010

Osmanlı Askerinin Asaleti



Bir Salkım Üzüm

Kanuni Sultan Süleyman Han, Haçlı saldırılarına son vermek için ordusuyla sefere çıkmıştı. Ordu, ağır ağır ilerliyordu. Yol dar olduğundan, ordu mecburen bağların içinden geçiyordu. Hava çok sıcak olduğundan asker susuzluktan kıvranıyordu.
Çok güzel üzümleri bulunan, bir bağdan geçerken, askerin biri dayanamayıp, bağdan bir salkım üzüm kopararak biraz olsun susuzluğunu giderdi. Sonra da, asma ağacına, yediği üzümün çok üzerinde bir para bağlayarak, yoluna devam etti.





Çok geçmeden mola verildi. Asker, kan ter içinde bir köylünün koşarak geldiğini gördü. Hristiyan köylü ısrarla Padişah ile görüşmek istiyordu. Köylüyü Kanuni’nin huzuruna götürdüler. Kanuni sordu:
- Nedir bu hâlin, kan ter içinde kalmışsın, yoksa askerler sana zarar mı verdi?
- Ben şikayet için değil, memnuniyetimi bildirmek için geldim. Böyle bir askeri, böyle bir komutanı tebrik etmemek insafsızlık olur.





- Askerlerim sizi memnun edecek ne yapmışlar?
- Askerleriniz bağdan geçtikten sonra, asmanın dalında bağlı bir kese gördüm. İçini açtığımda para vardı. Dikkatli baktığımda, bir salkım üzümün koparıldığını gördüm. Anladım ki koparılan üzümün parası olarak bırakılmış. Sizde böyle güzel ahlaklı asker olduğu müddetçe sırtınız yere gelmez.

Kanuni, derhal o askerin bulunmasını emretti. Hristiyan köylü, bu askere ne gibi mükâfat verecek diye merakla beklemeye başladı. Nihayet asker bulunup, padişahın huzuruna getirildi. Kanuni, "Niçin izinsiz iş yaparsın? Parası verilmiş olsa bile, sahibinden habersiz mal almanın caiz olmadığını bilmiyor musun?" diye askeri azarladı. Sonra da, "Bu asker derhal ordudan uzaklaştırılsın." diye emir verdi.

Hristiyan köylü heyecanla Kanuni’ye sordu:
- Ben bu askerin mükâfatlandırılması için gelmiştim, siz onu niye cezalandırdınız?
- Kursağında, haram lokma bulunan bir askerle zafer kazanılmaz. Bunun için ordudan attım. Eğer aldığı üzümün parasını bırakmamış olsaydı, zalimlerden olurdu. İşte o zaman kellesini bile zor kurtarırdı...



22.12.2009

Sevgi



Derviş ile Genç Kız

Bir gün bir derviş,
Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış…

Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..

“Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?”
Diye sormuş derviş.

Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:
“Sevdiğim çalışıyor orada…
Ona elma götürüyorum.”

“Kaç tane” diye soruvermiş derviş.

Kız şaşkın:

“İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” deyivermiş..

Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini!




15.12.2009

Sene Sonu Ve Sene Başı Duası




Kim Bir Senelik Günahlarının Silinmesini İster


Her kim zilhiccenin sonunda üç kere: bu duayı okursa şeytan:” Biz, bir sene yorulup bu günahları işletmek için zahmet çektik, o bir anda hepsini sildirdi!”  deyip yüzüne toprak saçarak kaçar.” Arifan dergisi sayı 27




Muharremin İlk Günü Okunacak Dua:


Her kim muharrem ayının evvelinde üç kere bu duayı okursa şeytan: 
‘Biz bu kişiden ümidi kestik! der ve Allah (Celle Celalühu) ona, kendisini sene boyunca koruyacak iki melek görevlendirir” Arifan dergisi sayı 27


8.10.2009

Cumanın Kıymeti



Allah katında günlerin efendisi Cuma’dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. Cuma gününde şu beş özellik vardır: 1- Hz. Âdem o gün yaratıldı 2- O gün yeryüzüne indirildi 3- O gün vefat etti 4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir 5- Kıyamet o gün kopacaktır Allah’a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın) [Buhari, İ.Ahmed]

Cuma, müminlerin bayramıdır Bugün yapılan ibadetlere en az, iki kat sevap verilir Bugün işlenen günahlar da, iki kat yazılır Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de, Cuma günü ve gecesinde işlenilenden daha kötüsü yoktur) [Ramuz]

(Cuma günü günah işlemeden geçerse, diğer günler de selametle geçer) [İ.Gazali]


(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri) [Deylemi]

(Cuma günü gusleden kimsenin günahları affolur) [Taberani]

(Cuma günü sabah namazından önce, “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa, bütün günahları affolur) [İbni Sünni]

[Böyle büyük mükâfat verilebilmesi için, o kişinin, düzgün itikada sahip olması, kul hakkını, kazaya kalan farzlarını ödemesi ve haramlardan vazgeçmesi şarttır]

(Cuma günü veya gecesi ölen mümin, şehid olur, kabir azabından kurtulur) [Ebu Nuaym]

(Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret eden kimsenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur) [Tirmizi]

(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur) [Dare Kutni]
(Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın günahları affedilir) [İsfehani]


(Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk verilir) [Taberani]

(Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cuma namazını farz kıldı. Adil veya zalim bir imam [başkan] zamanında küçümseyerek veya inkâr ederek Cuma namazını terk edenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekatı, haccı, orucu ve hiçbir ibadeti kabul olmaz) [İbni Mace]

(Cuma namazını kılmayan kimsenin kalbi mühürlenir [iyilik yapamaz olur], gafil olur) [Müslim]

(Cuma namazına giderken ayakları tozlanan kimseye Cehennem ateşi haramdır) [Tirmizi]

(Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile Cuma namazı, öteki Cumaya kadar aralarda işlenen günahlara kefarettir) [Müslim]

(Cumaya gelmeyen erkeklerin evlerini yıksam diye düşündüm) [Buhari]

Kadınların Cuma günü, öğle namazını evlerinde kılmak için cemaatin camiden çıkmasını beklemeleri şart değildir(Hidaye)

6.09.2009

Kurt Üzümü



Kurt Üzümü (Goji Berry):
Çin, Moğolistan ve Tibet'te Himalayalar'da bulunan, ülkemizde kurt üzümü olarak bilinen meyve, 6 bin yıldır, herbalistler tarafından karaciğeri korumak, görüş bozukluğuna yardımcı olmak, bacakları güçlendirmek, bağışıklık sistemini desteklemek ve anti-aging olarak kullanıyorlar. Bu üzümlerde, gözün retinasını koruyan karoten içeren maddeler bulunuyor. Kaynak


Dünya'da Goji berry ya da wolf berry diye bilinen ancak ülkemizde hiç bilinmeyen kurt üzüm hakkında bilgiler tıklayın


Goji Berry’li Çikolatalı Tart

21.08.2009

Ramazan’ın Bereketi


Okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmadan önce

Ramazan-ı Şerifiniz tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim, Rabbim iyi değerlendirmeyi nasip etsin inşallah.......



Mübarek Ramazan ayı berekettir, herdem bereket sunmaya gelir...

Peki, bereket nedir ki?..

Bereket; artma, ziyade, sürur mânalarına gelir. İbni Abbas bereketin hayırların tümünde bolluk anlamına geldiğini söyler.

.............

“Eğer o ülkelerin ahalisi iman edip Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, gerçekten üzerlerine hem gökten, hem yerden (sayısız) bereketler açardık; ancak onlar yalanladılar, facbiz de onları kazana geldikleri nedeniyle yakalayıverdik/cezaya çarptırdık. (A’râf: 96.)

Bu âyeti celile bereketin beşer hayatında bolluğunu Allah’ın rızasıyla, yokluğunu da O’nun hoşnutsuzluğuyla açıklamaktadır.

Bu yüzden diyebiliriz ki; insan hayatında bereketi azaltan en büyük etmen günahların yaygınlaşmasıdır. Ramazan ikliminin bereketle ilişkisi de bu kabildendir.

Çünkü Ramazan insanların günahtan diğer aylara nisbeten daha fazla kaçındığı bir vasatın adıdır. İbâdeti artıran ve günahları minumum düzeye indiren Müslüman hayatı, Allah’ın rahmetini ve keremini böylece celbetmektedir.

...............

Yani Ramazan, kulu Allah’a yakınlaştırdıkça insanın kazancı, çalışmaları, huzur ve mutluluğu da görünmeyen yollarla bollaşır. Bu mübarek ay içindekilerle bereketi artırmak için gelen kerem sahibi bir misafirdir.

Bu meyanda Resûlullah (s.a.s) buyurdular ki: "Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket vardır." (Buhari: 2/678, hn. 1822; Müslim: 2/770, hn. 1095)

Sahuruyla bile bereket müjdeleyen bir Ramazan arifesindeyiz. O bereketlerini cömertçe sunmaya hazır. Ya biz bereketlenmeye hazır kıvamda mıyız? Kaynak

Serdar Demirel

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Blog Widget by LinkWithin